Make your own free website on Tripod.com

KARŞILIK BEKLEMEDEN VERİN
İskoçya'da yoksul mu yoksul bir çiftçi yaşardı. Fleming'di adı. Günlerden bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Bir de baktı ki beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için
çırpınıp duruyor. Çocukcağız bir yandan da avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Çiftçi çocuğu bataklıktan çıkardı ve acılı bir ölümden kurtardı. Ertesi gün Fleming'in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli bir aristokrat
indi. Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak
tanıttı kendini. 'Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum'' dedi. Yoksul ve onurlu Fleming ; ''Kabul edemem!'' diyerek ödülü geri çevirdi. Tam bu sırada kapıdan çiftçinin küçük oğlu göründü. ''Bu senin oğlun mu?'' diye sordu aristokrat. Çiftçi gururla ''Evet!'' dedi. Aristokrat devam etti ; ''Gel seninle bir anlaşma yapalım. Oğlunu bana ver iyi bir eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa ilerde gurur duyacağın bir kişi olur.'' Bu konuşmalar sonunda Fleming'in oğlu aristokratın desteğinde eğitim gördü. Aradan yıllar geçti. Çiftçi Fleming'in oğlu Londra'daki St.Mary's Hospital Tıp Fakültesi'nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını penisilini bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu. Bir süre sonra aristokratın oğlu zatürreye yakalandı. Onu ne mi kurtardı? Penisilin!
Aristokratın adı : Lord Randolp Churchill' di...
Oğlunun adı ise : Sir Winston Churchill.
Kurtaran doktor : Çiftçinin oğlu Sir Alexander Fleming.

F tipi kuyruğu:
Almanya'da mahkûmlar tek kişilik hücre için dilekçe veriyor. Almanya'daki Amberg F tipi Cezaevi Müdürü Rammelt, mahkûmların tek kişilik hücrede kalmak için can attığını ve dilekçe verdiğini söyledi. Rammelt, Türkiye'deki tepkiyi anlayamadığını belirtti, ‘‘Hücre için dilekçe verenleri sıraya koyuyoru
z. Hücrede kimse rahatsız olmuyor’’ dedi. ALMANYA'daki Amberg F Tipi Cezaevi'nin yetkilileri, Türkiye'de F tipi cezaevine karşı mahkûmların ayaklanmalarını ve kamuoyundaki tepkileri anlayamadıklarını söyledi. Amberg F Tipi Cezaevi Müdürü Kurt Rammelt, ‘‘Bizim cezaevindeki mahkûmlar tek kişilik hücrede kalmak için mücadele
ediyor. Bizim cezaevinde tek kişilik ve en az 3 ile en fazla 8 kişilik hücreler var. Mahkûmlar tek kişilik hücrede kalmak için can atıyor. Bunun için dilekçe veriyor’’ dedi.
551 MAHKÛM
Ce
zaevinde 19'u Türk 551 mahkûm olduğu anlatan Rammelt, şunları söyledi: ‘‘332 tek hücreli oda, 192 tane de 3 ile 8 kişilik oda var. O nedenle herkese tek kişilik hücre veremiyoruz. Dilekçe verenleri sıraya koyuyoruz. Tek kişilik hücre boşalınca sırası geleni buraya yerleştiriyoruz. Tek kişilik hücrede mahkûm televizyonunda istediği programa bakıyor, istediği zaman ışığını söndürüp yatabiliyor veya gazetesini okuyabiliyor. Kimse onu
rahatsız etmiyor. Ancak diğer odalarda sorunlar yaşanabiliyor. Bu nedenle m
ahkûmlar tek kişilik hücreleri tercih ediyor. Biz Türkiye'de mahkûmların F tipi cezaevine karşı çıkmalarını anlayamıyoruz.’’
AĞIR SUÇLULAR
Müdür Rammelt, mahkûmların hepsinin daha önceden suç işleyip yeniden cezaevine düşenlerden oluştuğunu anlattı. Rammelt, ‘‘Ancak biz buna rağmen Türkiye'de cezaevlerinde yaşanan sorunlarla karşılaşmıyoruz. Tehlikeli mahkumların kapıları devamlı kapalı. Uslu mahkûmlar hücre kapılarını saat 21.00'e kadar açık tutabiliyor’’ dedi.
CEP TELEFONU
Rammelt, mahkûmların üzerinde yasak eşyalar bulunabildiğine de dikkat çekti. Rammelt, ‘‘Cep telefonu yasak, ancak bazen mahkumun üzerinden çıkabiliyor. Hatta bazen uyuşturucu bile buluyoruz. Tabii ağır cezaları var’’ diye konuştu.
KOĞUŞ AĞASI YOK
‘Cezaevinde mahkûmları emri altında tutan mahkûmlar oluyor mu?’’ sorusuna ise Rammelt, şu yanıtı verdi:
‘‘Biz cezaevinde devletin gücünden başka hiçbir güce izin veremeyiz. Bir mahkûmun başka mahkûmlar üzerinde iktidar kurmasına asla fırsat tanımayız. Mahkumlar üzerinde baskı kurmaya kalkışan ma
hkumlara ağır disiplin cezaları verilir. ’’
GÖRÜŞ VE PAKET HAKKI
Rammelt'in verdiği bilgiye göre, her mahkûmun ayda toplam bir saat görüş izni var. Ayrıca her mahkûma yılda 3 kez yakınlarından paket alma hakkı tanınıyor. 2 yıl meslek eğitimi
CEZAEVİ yetkililerinden Gerd Siegler ise mahkûmların cezaevindeki günlük yaşamını şöyle anlattı:
‘‘Hafta içinde mahkûmları sabah saat 05.30'da kaldırıyoruz. Kahvaltıları hücrelerine veriliyor. Kahvaltıya kahve, ekmek, tereyağı, reçel veriyoruz. Saat 07.00'de herkes işe
götürülüyor. Cezaevinde metalden marangozluğa kadar 350 mesleki işyeri var. Biz mahkûmların buradan çıktıktan sonra topluma tekrar kazanılmasına önem veriyoruz. Bu nedenle cezaevinden çıkan bir kişinin bir daha suç işlememesi için bir iş bulması çok önemli. Ayrıca kendine güveni olan kişiler genellikle suç işlemiyor. Özgüven ise bir meslek sahibi olmaktan geçiyor. Bunun için ise kalifiye olması gerekir. Biz isteyenlere meslek öğreterek kalifiye işçi yapıyoruz. Ancak meslek öğrenmek isteyenlerin en az 2 yıl ceza giymiş olmaları şartı aranıyor, çünkü meslek eğitimi 2 yıl sürüyor. Cezaevinde öğretilen meslekler arasında dışarıda mevcut tüm meslekler var.'
250 MARK AYLIK
Öğle yemeğini mahkûmların yine hücrede yediğini anlatan görevli, şu bilgileri verdi: ‘‘İş saati akşam saat 16.00'ya kadar. İşten döndükten sonra akşam yemeği ve ardından bir saat hapishane avlusuna çıkıp dolaşırlar. Yazın avluda dolaşma süresi 1.5 saattir. Çalışan mahkûmlara ayda 250 mark (Yaklaşık 75 milyon lira) maaş verilir. Ancak bu, para ola
rak verilmez. Mahkûmların üzerinde para bulundurmaları yasaktır. Bu para mahkûmun adına açılan hesaba yatırılır. Mahkûmun kazandığı paranın üçte biri mecburi tasarrufa ayrılır. Bu tasarruf cezaevinden çıktıktan sonra mahkûma verilir. Cezaevinde alışveriş yapan mahkûm kendisine ayrılan miktar kadar eşya alabilir. Aksi takdirde hücresinde fazla eşya bulunursa bu cezaya tabidir. Mesela alışveriş
yasağı verilir.’’
Almanya tarihinde af yok
CEZAEVİ Müdürü Kurt Rammelt, Almanya'da affın hiç bilinmediğini belirtti. Rammelt ‘‘Affı tarihimizde tanımıyorum. Sadece iki Almanya'nın birleşmesinde eski Doğu Almanya cezaevinde yatan siyasi tutuklular için af çıkarıldı. Onun dışında hiçbir af yasası olmadı, hiçbir politikacı da böyle bir şeyi gündeme getirmedi.’’

WB01337_.gif (904 bytes)                             WB01339_.gif (896 bytes)

Son Günceleme:08,04,2006
Web Design:Ö.Faruk ERDEM

omferdem@hotmail.com